Nazım Hikmet Aşk Sözleri


Nazım Hikmet’in aşk üzerine bir çok sözü ve yazıları var. Fakat bugün sizlere en dikkat çekenleri ve hafızalardan silinmeyen Nazım Hikmet aşk sözlerini derleyeceğiz.

Nazım Hikmet Sözleri Aşk

Sende uzaklığı; sende ben, imkânsızlığı seviyorum.

Sevebilirim hem de nasıl. Dile benden ne dilersen; canımı, gözlerimi…

Ve benim birden bire yüzünü değil, gözünü değil, sesini göresim geldi.

Yaşamak ümitli bir iştir, sevgilim. Yaşamak: seni sevmek gibi ciddi bir iştir.

Yalnızlık insana çok şey öğretirmiş. Ama sen gitme, ben cahil kalayım.

Nazım Hikmet Sözleri yazımızı incelemek ister misiniz?

Ve bir gün ekler Nazım Hikmet mektubunun sonuna; herkese selam sana “HASRET”

Anladın ya işim başımdan aşkın. Anladın ya gülüm ben sana aşık olmakla meşgulüm.

Ne kadar seviyorsun dersen; o kadar işte. Tavanı kadar sokağın ve dibi kadar cehennemin…

Biz; ince bel, ela göz, sütün bacak için sevmedik güzelim. Gümbür gümbür bir yürek diledik kavgamızda.

Şuan yanımda olmanı çok isterdim ama değilsin. Sen ordasın ve orası ne kadar şanslı olduğunu bilmiyor.

Sevdiğin müddetçe ve sevebildiğin kadar, sevdiğine her şeyini verdiğin müddetçe ve verebildiğin kadar gençsin.

Denize karşı bir bankta omuzuna başımı yaslayıp sesinden şiirler dinlemek gibi çocukça isteklerim oldu bağışla.

Aşkın bu denli sıradan olmadığına inanıyorum ben. Önce sıradanları yaşayacaksın ki, gerçek olanı anlayabilesin.

Nazım Hikmet Sözleri

Gözlerine bakarken güneşli bir toprak kokusu vuruyor başıma, bir buğday tarlasında ekinlerin içinde kayboluyorum.

Sevmek, sevdiğin kişiyle birlikte olmak değildir unutma! Çünkü aşk; onunla yaşamak değil, onu yaşamaktır aslında.

Seni seviyorum, ama nasıl, avuçlarımda camdan bir şey gibi kalbimi sıkıp parmaklarımı kanatarak kırasıya, çıldırasıya.

Hani derler ya ben sensiz yaşayamam diye işte ben onlardan değilim ben sensiz de yaşarım; ama seninle bir başka yaşarım.

Benim sevdasında bencil; ama yüreğinde sağlam sevdiğim. Aklıma gelişini seveyim: ne güzel darma duman ediyorsun beni.

Özledin, içtin, ağladın, güldün, şarkılar söyledin, şiirler yazdın. Peki, o ne yaptı? Deme. Herkes kendinden sorumludur aşkta.

Hapşurduğumda; çok yaşa, iyi yaşa yerine benimle yaşa deseydi keşke. Bende; sen de gör değil de, emrin olur deseydim sessizce.

Sen sabahlar ve şafaklar kadar güzelsin, sen ülkemin yaz geceleri gibisin, saadetten haber getiren atlı kapını çaldığında, beni unutma.

Elbet bitecek güneşe hasret günler. Ve o zaman kutuplarda yetişen cılız ve minik bitkiler değil, güneşin çiçekleri dolduracak yüreğini.

Ellerine dokunmak isterim, dokunamam arkasından camın. Ben bir şaşkın seyircisiyim gülüm, alacakaranlığımda oynadığım dramın.

Kitap okurum içinde sen varsın. Şarkı dinlerim içinde sen. Oturdum ekmeğimi yerim karşımda sen oturursun; çalışırım karşımda sen.

Büsbütün unuttum seni eminim, maziye karıştı şimdi yeminim, kalbimde senin için. Yok, bile kinim, bence sen de şimdi herkes gibisin.

Gözleri siyah kadın o kadar güzelsin ki, çok sevdiğim başına yemin ediyorum ben, koyu bir çiçek gibi gözlerin kapanırken, bir dakika göğsünün üstünde olsa yerim, ömrümü bir yudumda ellerinden içerim gözleri siyah kadın o kadar güzelsin ki.

Yapraklara dallara yeşillere allara nice nice yıllara gülüm nice nice yıllara. Yaprak dala al yeşile yaraşır gayri bundan böyle vermem seni ellere.

Yorum yapın